• BIST 1.124
  • Altın 458,727
  • Dolar 7,6460
  • Euro 8,8844
  • Muğla 22 °C
  • Aydın 25 °C
  • İzmir 26 °C
  • İstanbul 25 °C
  • Paris 11 °C
  • Lefkoşa 29 °C
  • Moskova 16 °C
  • Zürih 9 °C
  • Berlin 9 °C

Kabataş yalanı, halkı kin ve düşmanlığa tahrik

Kabataş yalanı, halkı kin ve düşmanlığa tahrik
Kabataş’ta başörtülü bir kadının Gezi eylemcileri taraftan dövüldüğü iddiası o sözleri ortaya atan gazeteci Elif Çakır’ın avukatı tarafından yalanlandı. Hukukçular “Konunun psikolojik harp malzemesi yapılması suçtur ve siyasi sorumlulukları ağırdır” dedi.

Gezi eylemleri esnasında Kabataş’ta, belden yukarıları çıplak, deri eldivenli, siyah bandanalı 70 kişilik erkek grubun, yanında bebeği olan başörtülü bir kadını dövdüğü iddiasını içeren röportajı Star gazetesinin manşetinden verilen Elif Çakır’ın avukatı Fidel Okan, Kabataş’ta iddia edildiği gibi bir hadise yaşanmadığını söyledi. Dönemin Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından miting meydanlarında “başörtülü bacılarımıza saldırdılar” denilerek anlatılan olayın bir kez daha yalanlanması sosyal medyada da en çok konuşulan konulardan oldu. Fidel Okan’ın itirafını Taraf’a değerlendiren hukukçu Orhan Kemal Cengiz “Toplumun önüne kışkırtma malzemesi olarak konulan bu konu Avrupa’da yaşansa hükümet düşer” dedi. Avukat Erdal Doğan ise “Konunun araştırılmadan psikolojik harp malzemesi yapılması suçtur ve siyasi sorumlulukları ağırdır” diye konuştu.

NORMAL BİR ÜLKEDE BAŞBAKANA DAVA AÇILIR
Orhan Kemal Cengiz olayın üç boyutunun olduğunu belirterek şunları dile getirdi: “Birinci boyutu iktidarın kendisinden hesap sorulacağını düşünmemesi. İkinci boyutu bunlar üzerinden sürekli olarak toplumsal karşıtlıkların kaşınıyor olması. Üçüncüsü hukuki olarak normal bir ülkede başbakan hakkında dava açılabilir. Erdoğan, AKP şöyle bir güvencede hissediyor kendisini ‘benim tutarlılık gibi bir sorunum yok. Bugün çok büyük bir iddia ortaya atıp, yarın yalan ya da yanlış çıkarsa kimse benden hesap sormayacak.’ Bence Türkiye’deki en büyük sorun bu. Siyasi liderler bir tutarlılık sorumluluğu hissetmiyor. Bu aynı zamanda kendi seçmenlerine yönelik büyük bir saygısızlık aslında. Demokratik bir ülkede çok ağır hesabı sorulur. İngiltere’de, Fransa’da olsa hükümet düşer. Ama bizde tüm eşikler o kadar aşıldı ki bu sembolik önemi olmayan bir şey olarak kalıyor.”

GÖREVİ KÖYÜYE KULLANMA
Erdal Doğan ise yetkililerin görevini kötüye kullandığını belirterek şunları dile getirdi: “Bu konudaki kamu gücünü kötüye kullanarak bir görev suçu işlemişlerdir. Gazeteci ve yazarların bu konuyla ilgili algı oluşturma hususunu da daha çok etik açıdan değerlendirmek lazım. Etik sorumluluk diğerlerinden az bir şey değildir. Ayrıca bu olayları gündeme getiren şahsın da kamu görevlilerini bir anlamda yanıltarak, bu konuyla ilgili ceza kanununda düzenlenen ilgili maddeyle ilgili sorumluluğu doğar. Çünkü kamu görevlilerini boşuna meşgul etmek ve iftira atmak da cezai sorumluluk gerektirir. Yalnızca bu iddiada bulunan kadına yüklenerek kurtulunacak bir durum değil bu. Böyle bir konu, araştırılmadan, kamu görevlilerinden siyasilere, gazetecilere kadar algı yönetimi ve görevi kötüye kullanma şeklinde kullanılırsa bu organize bir hal alır. Bu yalanı araştırmadan bir psikolojik harp malzemesi yapmaları hafif bir durum değil. Çünkü eylemleri yapan insanlar algı yönetimiyle linç edilmek istendi. Siyaseten cezai sorumlulukları da ağırdır bence.” Taksim Dayanışması Avukatı Can Atalay ise “Ben artık bu iddianın tümüyle gerçek dışı olduğunu kesin olarak emin oldum. Bu yapılan halkı kin ve düşmanlığa tahrik suçu; ama ben savcı değilim dolayısıyla bu yorumu yapmak bana düşmez.”  (TARAF)

KABATAŞ YALANI İÇİN O ZAMAN NE SÖYLEMİŞLERDİ?
AKP’li belediye başkanının gelininin Gezi eylemcilerinin saldırısına uğradığı iddiası başta dönemin Başbakanı Erdoğan olmak üzere birçok AKP’li tarafından defalarca dile getirildi. Yalanı ilk çürüten ise Kanal D’nin olayın tüm görüntülerini yayınlaması oldu. Görüntülerde hiçbir dayak olayı yoktu. Peki Kabataş yalanı uydurulduğunda kimler ne söylemişti?

BAŞBAKAN RECEP TAYYİP ERDOĞAN: “Son günlerde medya tarihinin en alçakça linç girişimi yapılıyor. Bir kadıncağız Kabataş’ta linç girişimine maruz kalıyor. Bunu ifade vererek izah ediyor. Yetmedi Adli Tıp raporuyla, kendisinin ve bebeğin vücudundaki darp izlerini belgeliyor. Haziran’daki linç girişimi yetmezmiş gibi 8 ay sonra medya yeniden linç girişimine başlıyor. Malum gazeteler, televizyonlar, aynı yerden emir ve talimat alarak, genç bir kadın üzerinden linç kampanyası başlatıyor. Sizin insanlığınız öldü mü?"

AYŞENUR İSLAM (AİLE VE SOSYAL POLİTİKALAR BAKANI): "Kendisi olayın hemen akabinde Adli Tıp raporu almış durumda. Darp edildiğine dair. Yeni ve eski savcının açıklamaları yine basında yer alıyor. Dolayısıyla bizim bunun üzerine yapabileceğimiz çok fazla bir açıklama yok."

HABER7.COM YAZARI ESRA ELÖNÜ: "Ben sütüne acı karışan Zehra’nın yanındayım!"

HABERTÜRK YAZARI NİHAL BENGİSU KARACA: "Z.D.’ye yapıldığına inandığım şeyler konusunda yanıltıldıysam başkalarının yanılmasına istemeden alet olduğum için özür dilemem gerekir, biliyorum, emin olun ikna olursam bunu yaparım. Ama o noktada değilim. Bu ülkede bir kadının genel eğilimi şiddet gördüğü halde görmedim, tacize uğradığı halde uğramadım demektir çünkü, tersi değil."

YENİŞAFAK YAZARI HİLAL KAPLAN: "Olayın medyaya yansıdığı ilk günden itibaren Z.D.’nin beyanını esas almak şöyle dursun, içlerinde kadın hakları savunucusu olduğunu iddia eden kişiler de dahil ‘göster bakalım kamera kaydını’ pornografik talimatını vermekten ötehiçbir şey yapmadı."

YENİ ŞAFAK YAZARI ABDÜLKADİR SELVİ: "Kabataş İskelesi’nin karşısına geçerken bir grup eylemciyi görüyor. Bunların Gezi eylemcileri olduğunu fark ediyor. Grubun içinden birkaç kadın, ‘Tayyip’in…’ diyerek önce sataşmaya daha sonra saldırmaya başlıyorlar. ‘Ne geldiyse bundan geldi’ diyerek başörtüsünü çekiyorlar, genç anneyi tekmelemeye başlıyorlar. Bu sırada grubun içinden bazı erkekler de vurmaya başlıyor."

HABERTÜRK YAZARI BALÇİÇEK İLTER: "Morluklarını da gördüm, ille de meraklıysanız, ama raporu var zaten."

HÜRRİYET YAZARI İSMET BERKAN: "Çok ama çok acı bir öykü… Maalesef gerçek. Mobese görüntüleri dahil pek çok şey var."

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2015 Marmaris Postası | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim