• BIST 97.988
  • Altın 242,791
  • Dolar 6,2610
  • Euro 7,3524
  • Muğla 31 °C
  • Aydın 33 °C
  • İzmir 31 °C
  • İstanbul 25 °C
  • Paris 16 °C
  • Lefkoşa 31 °C
  • Moskova 25 °C
  • Zürih 19 °C
  • Berlin 17 °C

Benciliz, vurulacağız...

Nesrin Yanık Ç.

İçinde yaşadığımız yüzyılın, insanoğlunun 'en bencil çağı' olduğunu söylüyor toplumbilimciler!

Bunun en büyük nedeni olarak da teknolojinin gelişmesini, artık herkesin tüm ihtiyaçlarını tek başına giderebilecek bireysel olanaklara kavuşmuş olmasını gösteriyorlar.

Elbette bu gelişme içinde 'ekonomik şartları' göz ardı edecek değilim. Çünkü teknolojiyi kullanabilmek ve modern çağın yaşama konforonu elde edebbilmek için 'para' şart!

Ancak ortalama bir gelir düzeyine sahip 'kentli insanı' mercek altına alırsak; elinin altındaki olanakları kullanarak, daha şimdiden (teknolojideki gelişmenin henüz sadece bir kısmını pratik yaşamımıza aktarabilmiş olmamıza rağmen) kimseye muhtaç olmadan ve hatta kimseye değmeden ömrünü tamamlayabildiğini görüyoruz. Artık sosyalleşme ihtiyacı duymuyor insanlar, çünkü ellerinin altında her şeyi hazır buluyorlar.

Çağın belki de en büyük buluşu olan 'internet' hizmetleri sayesinde; evlerinin tüm ihtiyaçlarını çarşı-pazar dolaşmadan satın alabiliyor, ticaret yapabiliyor, faturalarını yatırabiliyor, hastalandıklarında dünyanın öbür ucundaki bir cerrah tarafından ameliyat edilebiliyorlar...

Okula devam etmeden okuyabiliyorlar, parklara, bahçelere ya da pastanelere gitmeden arkadaşlarıyla buluşabiliyor, oyun oynayabiliyorlar. Film izleyip müzik dinleyebiliyor, fikir alış verişi yapabiliyor, aşk yapabiliyor, yuva bile kurabiliyorlar...

Üstelik, 'sanal' ilişkilerinden doğacak 'sahici' bebeklerine nasıl bakacaklarını dahi internetten öğreniyorlar, daha birçok şeyi öğrendikleri gibi!..

Televizyonlar da, 'sosyal bir hayvan' olduğu gerçeğini değiştiremeyen insanın başka ihtiyaçlarına çare oluyor. Başkalarının nasıl yaşadığını, neler yaptığını, aralarında neler olup bittiğini göstererek, dedikodu genetiğimizi işleterek yani, evlerimize sıcağı sıcağına 'yaşam servisleri' yapıyor...

Öte yandan, hızla birbirine giriyor, güvenli duvarlarımızın ardındaki dünya. Bize özgürce yaşama olanağı bahşedecek olan 'para'nın, adil ve dürüstçe 'paylaşılmadığını' öne sürenler, birbirine zarar veriyor, başkalarının parasına göz dikiyorlar. Kavga ediyor, savaşıyorlar.

Bazıları 'dünya barışı' adına, bazıları 'Yaradan' adına. Ama fark yok aralarında, çünkü herkes kendi tasasında aslında...

Biz kendimizi ne kadar içerde ve içimizde (!) bırakırsak bırakalım, dışımızdakilerin gürültüsü uyutmuyor bu kez de bizi. Rahatsız ediyor, teknolojinin getirdiği bencilliğe epeyce alıştırdığımız benliğimizi.

Hepimiz, yalnız ve sadece kendi 'mutluluğumuzu' düşündüğümüzde ve bir şekilde kendimizi kurtarmanın peşine düştüğümüzde, bu kez başkalarının bencil alanına giriyor fark etmeden adımımız. Onun 'kendi mutlu etme' savaşının içine düşüyoruz. Kaçmak isterken, yakalanıyoruz suç aletlerimizle...

İnsanoğlu en bencil çağını yaıyor elki, doğru. Ama bu çağ, sonunda büyük 'iç savaşlara' gebe. Uzak değil çok yakında, her birimizin içinde büyük savaşlar patlak verecek. Tahrip gücü yüksek bombalar, yüreğimizde patlayacak.

Ve kendi silahlarımızla vuracağız, bencil bedenlerimizi...

 

 

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2015 Marmaris Postası | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim